Anasayfa » Genel Jinekoloji » Dış Gebelik » Dış Gebelik Tedavisi Nedir?
Dış Gebelik Tedavisi Nedir?

Dış Gebelik Tedavisi Nedir?

Dış Gebelik Tedavisi Nedir?  

Dış gebelik ile karşılaşan hastalara en önemli önerimiz

Dış gebelik tedavisini hastaların anlaması biraz zordur. Hastalarımızın tedaviyi daha iyi anlayabilmeleri için dış gebelik tanısı ve tedavisini şekil üstünde basamak basamak anlatmayı uygun gördük. Buna dış gebelik tanı ve tedavi algoritması denir.

Elinizdeki ultrason ve kandan yapılan gebelik testi sonuçlarınıza (bhcg) göre bu algoritmaya bakarak size ne yapılması gerektiğini öğrenebilirsiniz.

Dış gebelik tedavisini özetleyecek olursak :

  • Hastada hayati tehlike oluşturacak bir durum yok ise öncelikle hiç bir tedavi verilmeden takip edilmeli izlenmelidir. ( bhcg değeri her gecen gün azalmalı yada aynı seviyelerde kalmalıdır )
  • Hastada hayati tehlike oluşturacak bir durum yok fakat her geçen gün dış gebelik büyümeye devam ediyorsa (bhcg değeri her gecen gün artıyor ) .Tedavi edilmezse ileride hasta için hayati tehlike oluşacak bir durum söz konusu ise ilaç tedavisi uygulanmalıdır. İlaç tedavisi hastayı ameliyat olmaktan kurtarabilir.
  • Hastada hayati tehlike oluşturan iç kanama gibi bir durum varsa yada ilaç tedavisi işe yaramıyor ise hasta ameliyat edilmelidir.

Dış gebelik tedavisi üç şekilde yapılır:

  1. İzle ve gör tedavisi
  2. İlaç ( medikal ) tedavisi
  3. Cerrahi ( ameliyat) tedavisi

Bu üç tedaviyi ayrıntılı olarak anlatmadan önce dış gebelik tedavisini kısaca özetleyelim.

Dış gebelik tedavisinin özeti: 

  • Hastada hayati tehlike oluşturacak bir durum yok ise öncelikle hiç bir tedavi verilmeden ultrason ve bhcg testleri ile takip edilmelidir. ( bhcg değeri her gecen gün azalmalı yada aynı seviyelerde kalmalıdır )
  • Hastada hayati tehlike oluşturacak bir durum yok fakat her geçen gün dış gebelik büyümeye devam ediyorsa (bhcg değeri her gecen gün artıyor ).Yani tedavi edilmez ise ileride hasta için hayati tehlike oluşacaksa ilaç tedavisi uygulanmalıdır. İlaç tedavisi hastayı ameliyat olmaktan kurtarabilir.
  • Hastada hayati tehlike oluşturan iç kanama gibi bir durum mevcutsa veya ilaç tedavisi işe yaramıyor ise hasta ameliyat edilmelidir.

 

1. Dış gebelikte izle ve gör tedavisi:

Tanısı erken konmuş dış gebelikler, hasta için risk yani hayati tehlike oluşturmaz bundan dolayı takip edilebilir.

Dış gebelik tanısı konmuş hastarın %25 ‘inde izle ve gör tedavisi uygun görülmüş bunlarında %75’inde başarı sağlanmıştır. Bundan dolayı acele edilerek ilaç yada ameliyat tedavisi hemen yapılmamalıdır.

İzle ve gör tedavisi uygulanan hastalar:

  • 24 saat ara ile kanda gebelik testini ( bhcg )’yi tekrar yaptırmalıdır
  • Düzenli olarak ultrasona girmelidir

Hangi hastalara izle ve gör tedavisi uygulanabilir?

  • Dış gebelik kesinlikle tüplerde olmalı ( rahim ağzında, yumurtalıkta yada karın boşluğunda olmamalı)
  • Dış gebeliğe bağlı iç kanama olmamalı
  • Dış gebelik tüpü parcalamamış olmalı ( dış gebelik rüptüre olmamalı)
  • Dış gebeliğin büyüklüğü 4cm’den küçük olmalı
  • Arka arkaya yapılan bhcg değerleri düşüş göstermelidir
  • Bhcg değeri düşük seviyede olmalı ( 10000 den küçük olmalı )
  • Ultrasonda bebeğin kalp atışı izlenmemeli

Hastanın genel durumu iyiyse, arka arkaya yapılan (24 saat ara ile ) bhcg değerleri düşüş gösteriyorsa ve ultrasonda iç kanama yoksa hasta takip edilir. Bhcg 5’in altına düşene kadar bu takip devam edilmelidir. Bhcg 5’in altına düştüğünde hasta tam olarak iyileşmiş, dış gebelik ortadan kalmıştır.

Hastalarımız, bazen bhcg nasıl olsa düşmeye devam ediyor diyip bhcg takibini bırakmak istemektedir bu oldukça yanlış ve tehlikelidir. Bhcg değeri düşmeye devam ederken birden yükselmeye başlayabilir ve hasta için tehlikeli bir durum oluşabilir. Bundan dolayı bhcg değeri 5’in altına düşene kadar takip devam etmelidir.

2. Dış gebelikte medikal tedavi ( ilaç tedavisi )

Ultrason teknolojisindeki gelişmeler ve kanda yapılan gebelik testi (bhcg) sonuçlarının kısa sürede raporlanması, dış gebelik tanısını erken koymamıza yardımcı olmaktadır.

Böylece tanısı erken konan dış gebelikler, ameliyat edilecek duruma gelmeden ilaç ile tedavi edilebilmektedir.

Dış gebelikte ilaç tedavisi olarak en başarılı ilaç MTX: metotreksat dır. Bu bir kemoterapi ilacıdır. Kanser tedavisinde kullanılmasının yanında dış gebelik tedavisinde de oldukça etkilidir.

Dış gebelik tedavisinde hangi hastalarda metotreksat kullanılır?

  • Hastanın hayati tehlikesi olmamalıdır ( nabız, tansiyon normal olmalıdır)
  • Dış gebeliğin kesin olarak tanısını koymak için kürtaj yapılması gerekir. Kürtaj ile alınan parçanın patoloji sonucu dış gebelik gelmelidir
  • Ultrasonda rahim içinde gebelik görülmemelidir
  • Dış gebeliğe bağlı iç kanama olmamalı (rüptüre dış gebelik olmamalı)
  • Hastanın karaciğer ve böbrek hastalığı olmamalıdır
  • Kandan yapılan gebelik testi (bhcg) değeri 10000 den büyük olmamalı
  • Bazen dış gebelik tanısı ultrasonda %100 koyulabilir. Bebek rahim dışında izlenir ve kalp atışları oluşmuştur. Bebeğin kalp atışları ultrasonda izleniyor ise metotrexat kullanılamaz. Metotrexat kullanmak için bebeğin kalp atışlarının görülmemesi gerekir.

Yukarıdaki kriterleri sağlayan dış gebelik hastası ilaç (metotreksat) ile tedavi edilebilir.

Metotreksat karaciğere, böbreğe ve kan üretimini yapan kemik iliğine zarar verebilir. Bundan dolayı metotreksat tedavisi öncesinde bu organların sağlıklı olduklarını bilmemiz gerekir. Bundan dolayı da;

Hastaya metotreksat tedavisi öncesinde bazı testler ve kürtaj yapılmalıdır.

  • Hemogram ( tam kan sayımı)
  • Karaciğer fonksiyon testleri ( ast,alt)
  • Böbrek fonksyon testi ( kreatinin)

Metotreksat tedavisi öncesinde dış gebelik tanısının % 100 konulması gerekir. Yani rahim içinde gebeliğin olmadığından kesin olarak emin olmamız şartttır. Diğer bir deyiş ile dış gebelik tanısı kesin olarak koyulmalıdır. Bu iki şekilde mümkündür

1-Hastaya kürtaj yapılıp rahim içi temizlenir. Rahim içinden alınan parçalar patolojiye gönderilir. Patoloji sonucu ile dış gebelik tanısını kesin olarak koyulur.

2- Renkli dopler ultrason ile nadirde olsa dış gebelik tanısını koyulabilir. Fakat kürtaj da olduğu gibi hiç bir zaman %100 kesin tanı koyulamaz.

Dış gebelikte methoteraxte kullanımında dikkat edilmesi gereken diğer önemli bir nokta da, dış gebelik 8 haftadan büyükse ve kan uyuşmazlığı varsa ( kadın negatif (-) , erkek pozitif (+) ) mutlaka kan uyuşmazlık iğnesi yapılmalıdır. Yapılmaz ise hastanın sonraki gebelikleri sorunlu olabilir.

İlaçlı (Metotreksat) dış gebelik tedavisi dört şekilde yapılabilir.

Birinci ve ikinci tedavide methotreaxte kalçadan yapılır.

Üçüncü tedavi de metoreksat ağızdan verilir.

Dördüncü tedavi şekli hem ilaç hem de cerrahi yöntem olarak düşünülebilir. Metotreksat ultrason eşliğinde dış gebeliğin içine şırınga ile verilir. Bu tedaviye salpingosentez denir.

1) Tek doz metotreksat metodu:

2) Tekrarlayan methotreaxte metodu:

3) Ağızdan metotreksat metodu:

4) Salpingosentez metodu:

yukarıda belirtilen dört Methotrexat  uygulama yöntemini dış gebelik ilaç tedavisi isimli makalemizden ayrıntılı olarak okuyabilirsiniz.

 

3- Dış gebelikte cerrahi ( ameliyat) tedavisi:

Hayati tehlike oluşturacak kadar fazla kanaması olan hastaların, hızlı bir şekilde ameliyata alınması hastanın hayatını kurtarabilir.

Dışgebelik %96 tüplerde olduğu için ameliyatta, çoğu zaman tüple beraber dış gebelik bir bütün olarak alınır. Buna salpenjektomi denir. Salpenjektomi dış gebeliğin standart tedavisidir. Kanamayı kısa sürede durdurur. Salpenjektomi, çoğu zaman dış gebeliğin son safhasında, tüpün parcalanıp iç kanamanın başladığı hastalarda yapılmaktadır.

Ultrason teknolojisindeki gelişmeler ve kandan yapılan gebelik testi sonuçlarının bir saat gibi kısa sürede raporlanması, dış gebelik tanısının erken konmasındaki en önemli nedenlerdir.

Tanısı erken konmuş dış gebeliklerde cerrahi tedavi olarak, laparoskopi (kapalı ameliyat) ile tüpleri koruyacak şekilde yapılan ameliyatlara eğilim artmıştır.

Dış gebelik ameliyatları hem açık (laparotomi) hemde kapalı (laparoskopi) yöntem ile yapılabilir. Biz genellikle kapalı yöntem ile ameliyatlarımızı yapmaktayız.

Dış gebelik ameliyatlarının laparoskopi ile yapılması hasta için çok avantajlıdır.

Laparoskopik (kapalı ) amaeliyatın avantajları:

  • Daha kısa sürede taburcu olur
  • Daha az ağrısı olur
  • Enfeksiyon riski daha azdır
  • Ameliyat sonrası gaz gaita cıkışı daha hızlı olur
  • Ameliyat izi yok denecek kadar küçüktür
  • Kozmetik kaygısı olan hastalar için çok idealdir
  • Ameliyat sonrası hasta çok kısa sürede ağızdan beslenmeye başlar
  • 2-3 gün gibi kısa bir sürede günlük hayata dönülür
  • Ameliyat yerinde sonradan fıtık gelişme ihtimali oldukça düşüktür
  • Ameliyat sonrası kalp karaçiğer ve diğer organlarla ilgili sorunlar daha az görülür.

Dış gebelikte uygulanan cerrahi ( ameliyat ) tedaviler:

Dış gebelik ameliyatları, tüp korunarak yada tüp bütün olarak alınarak yapılabilir. Hastaya hangi tür ameliyat yapılacağı hastanın durumuna göre değişmektedir.

A- Konservatif ( koruyucu ) yaklaşım:

B- Radikal yaklaşım (kesin çözüm):

A- Konservatif ( koruyucu ) yaklaşım:

Bu ameliyatlarda amaç, tüpe mümkün olduğunca zarar vermeden dış gebeliğin alınmasıdır. Tüp alınmadan dış gebeliğin alınmasıdır.

Hem açık (laparotomi) hemde kapalı (laparoskopi) yöntem ile yapılabilir. Hasta için avantajlı olduğundan biz genellikle kapalı yöntemi tercih etmekteyiz.

 

Konservatif tüpün korunmasını sağlayan ameliyatlar dört tanedir:

  • Sağma yöntemi (milking)- tüpe baskı uygulamak
  • Lineer salpingostomi ( tüp kesilerek dış gebelik alınır ve tüp tekrar dikilmeden bırakılır)
  • Salpingotomi ( tüp kesilerek dış gebelik alınır ve tüp tekrar dikilir )
  • Segmenter rezeksiyon ( dış gebeliğin yerleştiği yer kesilerek alınır
  • Sağma yöntemi (milking):

Dış gebeliğin yerleştiği yerin üzerine baskı yapılır, dış gebelik tüpün acık ucundan dışarı cıkarılır ve alınır. Bir nevi süt sağar gibi hareket yapılır ve tüpün içindeki dış gebelik tüpün açık olan yumurtalık tarafındaki ucundan dışarı atılır.

Borunun içindeki misketi nasıl dışarı cıkarırız. Misketin üstüne ve hafif arka tarafına basarak borunun içinde ilerletebiliriz. Sonunda da acık olan uc kısmından misketi alabiliriz. Bu örnek ile sağma yöntemini daha iyi anlayacağınızı tahmin ediyorum.

Dış gebelik tüpün duvarının içine doğru yuvalandığından, misketin boru içinde hareket etmesi kadar kolay ilerletilemez. Bazen sağma hareketinden sonra kanama durdurulamaz ve tüpün alınması gerekebilir.

Milking yöntemi ile tedavi edilenlerde tekrar dış gebelik olma ihtimali iki kat artar.

  • Lineer salpingostomi

Tüp kesilerek dış gebelik alınır ve tüp tekrar dikilmeden bırakılır.

Salpingostomi işleminden sonra bhcg değerleri kontrol edilmelidir. Bazen dış gebelik tümü ile cıkarılmaz ve bhcg değeri 5’in altına düşmez. Yani gebelik devam eder. Buna persiste dış gebelik denir bu durumda hasta takip edilir bhcg yükselmeye başlar ise hasta metotreksat ( ilaç ) ile tedavi edilimeye calışılır.

  • Salpingotomi:

Salpingostomiden farklı olarak tüp kesilip dış gebelik alındıktan sonra tüp tekrar dikişlerle dikilir.

  • Segmenter rezeksiyon

Dış gebeliğin yerleştiği kısım kesilerek parca halinde alınır. Geriye kalan tüpün kısımları uç uca tekrar dikilir. Çok nadir olarak kullandığımız bir tedavi şeklidir.

B- Radikal yaklaşım (kesin çözüm) – Salpenjektomi:  

Salpenjektomi: Tüpün dış gebelik ile beraber bütün olarak alınmasıdır.

İleride çocuk yapmayı düşünmeyen, tüpün tamir olanağı olmayan, tüpün yırtılıp iç kanamaya neden olduğu durumlarda , aşırı ve çok ciddi kanaması olan hastalarda ve aynı tüpde daha öncede dış gebelik oluşmuş hastalarda tercih edilen tedavi şeklidir.

Salpenjektomi nedenleri nelerdir:
  • Ameliyattan sonra cocuk istenmiyorsa
  • İki defa aynı tüpde dış gebelik oluşmuş ise
  • Tüp çok fazla zarar görmüş parçalanmış ise
  • Çok fazla ve kontrol edilmeyen kanama varsa

Salpenjektomi ameliyatı hem kapalı ( laparoskopik ) hemde açık ameliyat ile yapılabilir.

Hasta için daha konforlu olduğundan biz ameliyatlarımızı kapalı yani laparoskopi ile yapmayı tercih etmekteyiz.

 

Dış gebelik tedavilerinin ileride gebelik oluşmasına etkileri nasıldır?

  • Cerrahi tedavi ile ilaç tedavisi kıyaslandığında ileride gebelik oluşma ihtimallleri eşittir.

Bu yüzden mümkün oldukça hasta ameliyat edilmeden takip edilmeli gerekirse ilaç tedavisi yapılmalı, buda yetmez ise ameliyat edilmelidir.

  • Kapalı (laparoskopik) ve açık ameliyat yapılmış hastalar kıyaslandığında ileri yıllardaki gebelik oluşma ihtimalleri birbirine yakındır.

Kapalı ameliyat hasta için daha konforlu olduğundan kapalı yöntemi tercih etmekteyiz.

Hakkında Jin. Opr. Dr. Özgür Kartal

Jin.Op.Dr.Özgür KARTAL (Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı) Malatyada doğdum ilk, orta ve lise öğrenimini Mersinde tamamladıktan sonra. · 1996-2002 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesin de tıp eğitimi aldım. · 2003-2008 Kadın Hastalıkları Ve Dogum Uzmanlığı ihtisasını tamamladım. · 2009-2011 mecburi hizmetimi Şanlıurfa Kadın Hastalıkları Ve Doğum Hastanesinde yaptım. .. Devamı >>

Yorum Yapabilir / Soru Sorabilirsiniz

avatar
  Subscribe  
Bildir